sigorta
Büyüt
Lloyd’s binası, Londra (önde, mavi vinçli). Arkadaki salatalık biçimli bina, büyük bir reasürans şirketi olan Swiss Re'ye aittir. 

Sigorta nedir?

Meydana gelmesi düşünülen zararların tazmini maksadıyle yapılan çift taraflı bir akit. Bu akitle sigortacı denilen kimsenin, bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini, zarara uğratan bir sebebin ortaya çıkması halinde, tazmin etmeyi veyahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler sebebiyle, bir para ödemeyi veya sair ödemelerde bulunmayı üzerine alması. Diğer bir ifadeyle sigortacılık, sigorta faaliyetlerinin icra edildiği bir meslek dalıdır. Bu işle uğraşan kimselere sigortacı, yaptıkları işlemlere de sigorta adı verilir. Uygulamada, sigortası istenilen tehlikeye dair, elden geldiğince eksiksiz bilgi alınabilmesi ve sigorta poliçesindeki gerekli hususların eksiksiz bir şekilde doldurulması için sigortacı tarafından, sigorta ettirene teklifname denilen bir soru kağıdı doldurtularak imza ettirilirsigorta

Umumi tariflere göre, sigorta akdinin unsurları: Sigortacı, sigorta ettiren (=lehdar, sigortalı), tehlike

ihtimali (=riziko), sigorta tazminatı ve prim gibi hususlardan meydana geldiği görülmektedir.

Sigortacı, sigorta akdinin taraflardan biri olup, sigortalı olan şahsa (= lehdara) muayyen bir rizikonun gerçekleşmesi halinde uğrayacağı zararı tazmin etmeyi üzerine alan kimsedir. Sigortalı (= lehdar), sigorta akdinin diğer tarafı olup, sigortacıya riziko karşılığında belli bir prim (sigorta ücreti) ödeyen kimsedir.

Sigorta menfaatı, sigortanın konusunu teşkil eden şeydir. Bunun ekonomik ölçülebilir bir değer olması lazımdır. Sigorta akdinin en önemli unsurlarından birini tehlike ihtimali (=riziko) teşkil eder. Rizikonun mevcudiyetinden bahsedebilmek için de ayrıca, tehlikenin ilerde husule gelmesi, muhakkak olmaması veya ne zaman meydana geleceğinin bilinmemesi, tarafların iradelerinin dışında bulunması gibi şartların bulunması aranır. Bunun için de rizikonun belli bir ölçüde rastlanır olması, tehlikenin yaygın bulunması, hukuk bakımından tehlikenin sigortasının mümkün olması lazımdır.

Sigortacının ödediği bedele sigorta tazminatı; sigorta tazminatına karşılık, normal zaman içinde sigortalı (=lehdar) tarafından ödenen belli prime, sigorta ücreti denir.

Sigorta çeşitleri: Türk hukukunda, özel, mecburi ve sosyal sigortalar olmak üzere üç bölüm altında bir düzenlemeye gidilmiştir. Sosyal sigortalar için 506 sayılı özel bir kanun çıkartılmak suretiyle, ayrı bir düzenleme şekline gidilmiş; diğer iki nevi sigorta için Türk Ticaret, Kara Yolları, Trafik, Emekli Sandığı, Ordu Yardımlaşma Sandığı, Avukatlar Yardımlaşma Sandığı gibi kanunlarda bazı düzenleme getirilmiştir.

a. Düzenleniş biçimine göre: Mütehavvil (değişken) primli, üçüncü şahıs hesabına, temsilen (bilvekale), mükerrer, birden çok, kısım kısım, çifte, menfaat değeri altında ve menfaat değeri üstünde sigortalar.

b. Sigorta edilen menfaate göre: Mal sigortası, can sigortası ve denizcilik kazalarına karşı sigorta olmak üzere üçe ayrılır. Bu tasnif içinde de, mal sigortası; yangın, taşıma, zirai ve hırsızlık sigortaları diye kendi içinde kısımlara ayrılır. Can sigortası da, hayat sigortası, kazaya karşı sigorta olmak üzere kısımlara ayrılmaktadır.

Sosyal sigortalar ise, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan kimselerin tabi oldukları bir sigorta çeşitidir. Bu sigorta kolu kendi içinde, a) İş kazası, b) Hastalık, c) Analık, d) Malüllük, e) Yaşlılık, f) Ölüm sigortası olmak üzere kısımlara ayrılır.

Türkiye’de sigortacılığın başlaması 1864 yılında, Deniz Ticaret Kanunu’ndaki "Deniz Nakliyat Sigortası" konusuna ait hükümlerin konulmasıyla gerçekleşmiştir. İlk sigorta şirketlerinin faaliyete başlaması, 1872 senesinde üç İngiliz firması, The Sun, The Northern ve The North British Sigorta Şirketlerinin şubelerinin açılması ile olmuştur. Daha sonraları başka birçok sigorta şirketi İstanbul’a gelmişse de, yerleşmiş bir sigorta hukukunun bulunmayışı yüzünden bunların kontrollü çalışması mümkün olmamıştır.

1906’da sigortacılıkla ilgili kanunlar çıkartılmaya başlanmış, 1914’te ise yabancı sigorta şirketlerine ait kanunun çıkartılması bunu takip etmiştir. 1916’da merkezi Viyana’da bulunan Phoenix Şirketinin iştirakiyle kurulan Türkiye Milli Sigorta Şirketi, sermayesinin % 25’i Türklere ait olmak üzere faaliyete geçmiştir. Bu şirket sermayesi on beş yıl sonra, tamamen Türklere geçerek % 100 millileşmiştir. Bunu 1925’te kurulan Türkiye İş Bankasının kurduğu, Anadolu Sigorta Şirketi takip etmiştir. 1927’de çıkartılan bir kanunla mükerrer sigorta inhisarı müessesesi kurulmuş ve 1929’da Milli Reasürans Türk Anonim Şirketine bu inhisarı işletme imtiyazı tanınmıştır. Bu şekilde dışarıya para transferi önlenmiştir. Türkiye’de sigortacılıkla uğraşabilmek için anonim veya kooperatif şirketler şeklinde kurulma şartı aranır. Gerçek kişilerle, diğer şirketler sigortacılıkla uğraşamazlar. Yabancıların sigortacılıkla uğraşması için bazı ilave şartlar getirilmiştir. Sosyal Sigortalar ile uğraşacak müesseseler hakkında kendi özel kanunları uygulanır. Sigorta akdinin muteber olması için sigorta ettirenin mümeyyiz ve reşid olması lazımdır. Umumiyetle sigorta akdini yapan ile, menfaatı sigortalanan kimse aynı olduğu halde bazı sigortalarda, sigorta akdini yapanla, menfaatı sigortalanan ayrı ayrı kimseler olabilmektedir. Bu hal özellikle hayat sigortalarında ve ipotekli gayri menkul sigortalarında kendini göstermektedir. İslam hukukunda sigorta sözleşmesine te’min denir. Bu sözleşmenin hangi durumlarda uygun, hangi durumlarda uygun olmadığına dair hükümler fıkıh kitaplarında geniş olarak izah edilmektedir. Burada genel olarak İslamiyette sigortanın hiçbir çeşitinin bulunmadığı, bunların yerine vakıf ve Beyt-ül-mal gibi teşkilatların bulunduğu izah edilmekte, sigortacılığın ne zaman nasıl uygulanacağı anlatılmaktadır.

Alternatif ve doğru akım devrelerinde kullanılan cihazları ve bu cihazlara mahsus iletkenleri, aşırı akımlardan koruyarak devreleri ve cihazı hasardan

kurtaran açma elamanları. Sigortalar evlerde, elektrik santrallarında, endüstri tesislerinde kumanda panolarında, elektrikle çalışan bütün aletlerde kullanılır. Yapısına göre genelde üç çeşit sigorta vardır:

1. Buşonlu sigorta: Bu sigorta bir gövde ve kapaktan meydana gelir. Gövdeye geçecek akım seviyesine göre, iletken tel veya silisyumlu kum konur. Kumun görevi herhangi bir kısa devre anında, sigorta atması sonucu hasıl olan, elektrik arkını söndürmektir. Bunlar ev ve küçük işletmelerde kullanılırlar.

Bu sigortalar kullanılacağı yerlere göre özel şekillerde yapılır. Umumiyetle yalıtkan olan cam ve porselen bir gövde ve bu gövdenin uca doğru incelen baş tarafında iletken metal ve ekseri düz olan tarafında da iletken bir metal bulunur. Bu iletken metaller belli bir akıma kadar dayanacak bir tel ile birleştirilir. Bu tel cihazı tahrip edecek şekilde akım seviyesi yükseldiği zaman, eriyerek akımı keser, bu sigortalarda dar uç ne kadar ince olursa, aşırı akımı önleme hassasiyeti de o derece fazla olur. Sigorta gövdesinin iki ucu arasındaki uzaklık, ark yapmayı önleyecek şekilde uzun yapılmalıdır. Çünkü iki uc aralığı az olursa tel eriyince ark yaparak akım geçmeye devam eder. Bunu önlemek için de sigortanın kullanılacağı yere göre, iki uç arası uzun kıvrımlı ve çeşitli şekillerde yapılabilir. Bunlar ekseri fabrikalarda hazır yapılırlar.

2. Bıçaklı sigortalar: Bu sigortalar akım değeri yüksek ve daha fazla güç isteyerek çalışan devrelerde kullanılırlar. Bunlar NH tipi olup, tekrar sarılmazlar, yenisi ile değiştirilirler.

3. Otomat sigorta: Bu sigortalar umumiyetle hassas yerlerde ve çok hassas devrelerde kullanılır. (Ölçüm ve araştırma laboratuvarlarında, kumanda panolarında). Kumanda devresini herhangi bir kısa devreye maruz bırakmamak gayesiyle kullanılır. Akım değeri düşük olan bu sigortalar attıklarında şalter iner. Şalter kaldırılınca devreden tekrar akım geçer. Günümüzde evlerde ve iş yerlerinde pratik olması sebebiyle yaygın olarak kullanılmaktadır.

Sözlükte "sigorta" ne demek?

1. Bir şeyin ya da bir kimsenin herhangi bir yönden ilerde karşılaşabileceği zararı gidermek için, önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılan bağlantı sözleşmesi.
2. Bu tür sözleşmeleri yapan şirket.
3. Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda eriyerek güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne ya da düzen.

Sigorta kelimesinin ingilizcesi

adj. insurance, insurable
n. insurance, assurance, fuze, fuse
Köken: İtalyanca

Sigorta ne demek? (Ticari terimler kategorisi)

(Insurance) İtalyanca’daki "sicurta" kelimesinden gelir. İlerde ortaya çıkma olasılığı bulunan kaza, yangın, hırsızlık, v.b. zararların karşılanması amacıyla yapılan iki taraflı bir sözleşmedir. Bir sigorta sözleşmesinde sigortacı, sigorta ettiren, sigorta ödemesi, riziko, sigorta bedeli ve prim gibi faktörler bulunmaktadır, (a) Sigortacı: Sigorta sözleşmesinde taraflardan biridir. Belirli bir tehlike veya zararın gerçekleşmesi durumunda sigortalının bu zararını karşılama taahhüdünü üstlenir. Türkiye’de sigortacılıkla ancak anonim veya kooperatif şirketler uğraşabilirler. Gerçek kişilerle diğer şirket türlerinin böyle bir yetkileri yoktur, (b) Sigorta ettiren : Sigorta sözleşmesinin diğer tarafıdır. Sigorta ettirdiği riziko karşılığında sigortacıya bir prim öder, (c) Sigortanın konusu : Sigortanın neyin üzerindeki riskleri karşılamak için yapıldığını gösterir. Sigorta konusunun belli ve ölçülebilir bir ekonomik değeri olmalıdır, (d) Risk: Sigorta belirli konularda ortaya çıkabilecek zararları önlemek üzere yapılır. Sigorta sözleşmesinin en önemli unsurlarından birisi risktir, (e) Sigorta ödemesi : Zararın ortaya çıkması durumunda sigortacının ödemesi gereken miktarı ifade eder. Genellikle belirli miktar paradır. Bazan zarara uğrayan şeyin aynen yerine getirilmesi biçiminde de olabilir. Hasara uğrayan arabanın yerine yenisinin verilmesi gibi, (f) Prim : Sigorta ettiren tarafından sigortacıya bir defada veya taksitle ödenecek sigorta ücretidir. Türkiye’ de sigorta primlerinin rekabete konu olması yasaklanmıştır. Bunun için prim miktarlarını gösteren tarifeler Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenir. Sigortacı, sigorta ettirene sigorta sözleşmesi gereğince tarafların hak ve sorumluluklarını gösteren bir poliçe düzenleyip vermeye mecburdur. Sigorta poliçesi sigorta ettirenin talebi üzerine nama, emre veya hamiline yazılı olarak düzenlenebilir.

--Reklam--